Şiirlerle bezenmiş tarihiyle Olympos,
önce Korykos sonrada Olympos ismini almış bu kent, kuzeyi ve güneyi dik dağlarla çevrili denize açılan çukur bir vadi üzerine kurulmuştur.
Ortasından akan Akçay deresi kenti ikiye ayırmaktadır. Kente ulaşım Antalya - Kumluca karayolundan sağlanmaktadır.
MÖ 80 yılında Zenniketes isimli Kilikyalı bir korsanın komutasındaki korsanların eline geçen kent, 78 yılında Romalılar tarafından alınmış, Roma imparatoru Hadrian MS 130 yılında kenti ziyaret etmiş ve bir süre burada kalmıştır. Hıristiyanlık kente erken ulaşmış ancak kentin psikoposu Methoidos Roma'lılar tarafından öldürülmüştür. Haçlı seferleri sırasında ise Venedik, Ceneviz ve Rodos Şövalyelerinin istilasına uğrayan Olympos 15. yy'da Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır. Yakın zamana kadar Türk yerleşiminin olmadığı Olympos sadece göçerler tarafından kışlak olarak kullanılmış.
Tamamı Arkeolojik ve Doğal Sit alanı olarak koruma altında olan Olympos kenti, denize açılan ve ortasından Akçay nehrinin aktığı bir vadi içine kurulmuştur. Antik çağlarda nehir kenarına yapılan duvarlar ile kanal haline getirilen nehre gemiler de girebilmekteymiş. Orta çağdan sonra herhangi bir yerleşime rastlanmayan kent, zamanla ağaçların arasında kaybolmuş, gizemli bir görünüm kazanmıştır.

